logo

Sepetiniz Boş

Sepetinize ürün eklemek için

Titanic - Akça Medikal | isme özel stetoskop satın al stetoskop

x

Ürün Arayın

Titanic

TİTANİC

“Bazen kazandığında kaybedersin
            Bazen kaybettiğinde kazanırsın”
             Bazı filmler ve kitaplar bittiğinde sende de biter.Bazıları da bittiğinde sende başlar. O birtohum gibi düşer ruhuna . Dal budak salar bütün benliğine. James Cameron ‘abu film için teşekkür ediyorum doğrusu. Titanic o filmlerden biridir benim için. Kazanmak-kaybetmek arasında,zengin –fakir, gösteriş –sadelik,üst-alt arasında bir git-gel üzerine kurmuş yönetmen filmin senaryosunu.
         “Okyanusun  Kalbi” kolyesini arayanlar bulduklarından habersizdirler aslında. İşte bu benim en büyük korkumdur. Ne aradığını bilemezsin bazen. Bazen de burnunun ucundadır aradığın,göremezsin.Hep uyanık olmalıyım o yüzden .Hayatıma  değen mucizeleri  ıskalamamaya çalışırım.Bazen hayatına değen mucize Jack gibi bir kurtarıcıdır.Kurtarıcı gibi görünmeyebilir gelen mucize. Eğer kıyafetin aldatıcılığına kanmazsan hayatına değen güzel insanlardan nasiplenebilirsin.
         Benim cep hikayelerim vardır pusula niyetine cebimde taşıdığım. Onlardan birisi güzellikle-çirkinliğin hikayesidir.”Güzellikle-çirkinlik bir gün denize giderler. Kıyafetlerini çıkarıp girerler suya. Denizden önce çirkinlik çıkar .Bi kendi elbisesine bakar bir de güzelliğinkine. Kendi elbiselerini pek bir çirkin bulur. O yüzden güzelliğin elbiselerini giyer.Sonra denizden güzellik çıkar. Kendi  elbisesini bulamaz. Mecbur kalır çirkinliğin elbisesini giymeye. O gün bu gündür insanlar “güzellik ile çirkinliği karıştırır “olmuştur. Ama güzellikle –çirkinliği önceden tanıyanlar kıyafete aldanmamışlar.
       Küçük Prens’e tilki :” Görülmesi gerekeni gözle göremezsin,gerçekleri ancak kalbinle görebilirsin”demişti. Jack, Rose için böyle bir kurtarıcıdır işte.Jack bir kurtarıcıdır geminin ucundan atlamayı düşünen süslü elbiseli 1.sınıf yolcu olan Rose için. Bu iki insan normal şartlarda hiç tanışmayacaktı.Rose zenginlere has güvenli  bölgelerde ;Jack ise kim bilir hangi maceranın peşinde koşuyor olacaktı.Jack ‘in haddi değil bu kızın gözlerine direkt bakmak. Haddini bilmek hep kötü anlamda değildir. Jack haddini biliyordu. O, Rose ‘deki potensiyeli gören ,onu bulunduğu çukurdan çıkaran yegane kişiydi. Bu kız o süslü ,gösterişli içi boş ruhsuz ama görgülü dünyayı  sevse şu anda geminin ucundan atlamak üzere olmazdı. Artık karışmıştı bir kere Jack. Atlarsa o da atlayacaktı. İnsan bilmeyene kadar rahattır. Bilmek ,öğrenmek rahatımızı bozar.
           Cahit Sıtkı Tarancı ne güzel anlatmış bilmenin zorluğunu.
          Çok daha ferah olmalıdır
         Cinnet dedikleri o cennet
         Şu akıl zindanlarımızdan
          (Delilik denen o cennet şu akıl zindanlarımızdan daha rahat olur.)
ELMAN ÖZDEMİR