logo

Sepetiniz Boş

Sepetinize ürün eklemek için

DİMAĞIMIZDA BOZULAN KELİMELER - Akça Medikal | doktor stetoskop

x

Ürün Arayın

DİMAĞIMIZDA BOZULAN KELİMELER

DİMAĞIMIZDA BOZULAN KELİMELER

Kelimeler, anlatmaya çalıştığımız duyguları sembolize eden kavramlardır.Zıt, eş, yakın , karışık ve bozulan  (!) anlamlarıyla sözlerimize,cümlelerimize, dilimize ahenk katan unsurlardır.
      Türkçe ahenk unsurlarının büyülü dünyasında Eski Türkçeden bu yana yerini almıştır. O dönemden günümüze birçok kelime seslerinde  geçirdiği değişikliklerle dimağımıza yerleşmiştir. Ancak bu yerleşme günümüzde yanlış olmuş ve zihnimizi karmakarışık etmiştir. Birçok kelime ifade ettiği anlamdan uzaklaşıp mana olarak sığlaştırılmıştır.  Bazen de güler misin, ağlar mısın? Latifesini söyleten karışıklıklar ve bozulmalar çıkmıştır. Mesela resim çekmek en dikkat çeken yanlışlardandır. ‘Resim çekiyorum.’ diyen biri ‘Karakalem mi, yağlı boya resim mi?’  gibi iğneleyici bir soruya maruz kalırsa hiç şaşmamak gerek. ‘Fotograf da çiziyorsundur.’  herhalde esprisi de cabası. Tabi bu üzerimizde soğuk duş etkisi meydana getirir.
        Hoca kelimesi de bu bozulmalardan, sığlıklardan nasibini alanlardan. Öğretmenim değil de hocam kelimesiyle hitap edildiğinde “Hoca camide ,hoca camide!” Nidaları kulağımızda yankı dalgalanması oluşturur.  Oluştururken de içimizdeki nüktedan kişilik çıkarak: “Hoca Dehhani, Hoca Ahmet Yesevi ve Nasreddin Hoca gibi bu unvana sahip ilim şahsiyetleri de imam mı? Acaba” sözünü esirgemez.

      O kadar fazla kelime vardır ki bu ve bunun gibi. Yanlış kullanılanlar kervanına mensup olan diğer bir kelime de doktor dur. Hekim kelimesiyle karşılaştırılmaktadır ve hep münazara konusu olmuştur. Doktor kelimesi etimolojik olarak geniş yelpazeye sahip bir anlam ihtiva etmektedir: Bir ilim dalında ( Edebiyat, tıp, matematik, sosyoloji, mühendislik vb.) doktora yapmış kimseye verilen ilim unvanı, bu unvanı almış kimse anlamındadır. Hekim kelimesi ise Arapça hakim ( hükmeden )  kökünden gelir, hastalıkları teşhis ve tedavi etmek olan kimsedir. Eski Türkçedeki atsagun ve otacı kelimeleri de hekim kelimesinin anlamını ihtiva etmektedir. Yani bir hekime doktor dediğimizde doktor kelimesinin geniş yelpazesini daraltmış,  hekim kelimesine de haksızlık etmiş oluruz ve hekim sözcüğü bize küser, dimağımıza kaybolan kelimeler kervanına o da katılır.

Bu küsmenin sonucu olarak kelimelerin manalarını bilmeyip doktor unvanlı bir matematikçiye “Hastalığımın teşhisini koyar mısınız?” Dediğimizde : “Formülleri iyi bilmelisin, sık ve anlayarak soru çözmelisin.” cevabını almak içten bile değildir. Bu cevaptan sonra yüzümüzün rengi de kırmızı ağırlıklı farklı renklerde dalgalanma geçirebilir. Bu hadise bize küsen hekim kelimesinin ahı olsa gerek. Aslında komik gibi görünen bu durum bizim sanıp bilmediğimizi gösterir. Aynı zamanda ne kadar sözlüklere baktığımıza , araştırma yaptığımıza ve kitap okuduğumuza ayna tutar. Komedilikten çıkıp trajikomik bir hale gelir.

        Kelimeler, insanların kullandığı en güçlü haplardır. Ama bu kelimeler manasına uygun,  yerinde kullanıldığında güçlüdür. Kullanılmadığında ise bozulup  kaybolur giderler.