logo

Sepetiniz Boş

Sepetinize ürün eklemek için

Başka Türlü Görüyorum - Akça Medikal | İsme Özel Stetoskop

x

Ürün Arayın

Başka Türlü Görüyorum

BAŞKA TÜRLÜ GÖRÜYORUM

Sisli bir aydınlığa doğru kayarken kürey-i arz,ben her gün gördüğüm güneşi bugün keşfediyorum sanki.Bir ateş topu tepelerin ardından yükselerek,ışıklarını seriyor sararmış saçları kırpılmış tarlalara.”Rapunzel”diyorum bu sonbahar tarlalarına.Ekinleri kesilmiş bu sarı tarlalar altın saçları kesilmiş Rapunzel’e ne kadar da benziyor.

Güneşin bu ilk ışıklarında ruhumu yıkamakiçin kendimi dışarı attım.Güneş,alemi aydınlattığı gibi ruhumu da aydınlatırdı belki.Cahit Sıtkı”Yeter ki gün eksilmesin penceremden “demiş.Yazık ki bunu diyen şair erken yaşta gözlerini kaybetmiş.Ama öldüğü güne kadar penceresi hep güneş görmüş.Bu dize bence “Yeter ki gün eksilmesin ruhumdan” olmalıydı.

Sokağın tozlu yollarına adım atar atmaz Paulo Chellho’nun “Simyacı”sındaki o maceracı rüzgar karşılıyor beniYüzümü yalıyor,ruhuma değiyor ,uzak diyarların hikayelerini getiriyor bana.Hasret kokan türkülerini uğulduyor sevdalıların.Bu hayat sonbahar rüzgarı ağaçların sararmış solgun yüzüne tırnaklarını geçirip yoluyor.Kopan yapraklar birleşerek bir sır gibi etrafta dolanıyor.Kainatta var olan bu musikiyi dinledikçe ferahlıyor.huzur doluyor ruhum

Daha önce yok muydu bunlar?Ya da ben mi görmüyordum.Yoksa gören ruhum mu?Bilmediğim daha önce görmediğim bir aydınlığın içindeyim sanki.

Öyleyse görmek neydi?Göz her şeyi görmeye yeter miydi?Neden şimdi her zaman gördüğüm manzarayı,daha farklı algılıyorum.

Yepyeni bir görmenin içindeyim şimdi.Bir gülün yaprağı gibi katmanlarında geziniyorum.Ruhun görmesini kavrıyorum yavaş yavaş…

Bir başlangıç için çıktığım yolda kelimelerin anlamları sarsılmış durumda.Tanıdığımı sandığım sözcüklerin sırça sarayı yıkıldı.Onlara yeni elbiseler giydirebiliyorum şimdi.Eşya ve hadiselere ilk defa görüyormuş gibi bakıyorum.Çünkü “mutluluk görebilenindir !demişti düşünür…